Zekai Tunca`dan şarkılar

31 Mayıs 2009

Zekai Tunca

Mesut Baran`ın sunduğu Merhaba Haftasonu`nda bu hafta Zekai Tunca, Türk sanat müziğinden eserleri seslendiriyor. Ayrıca, Çevre Olimpiyatları`nda ödül alan Fatih Koleji öğrencileri de programa katılacak.

SAMANYOLU HABER TV 09.00 / MERHABA HAFTASONU

31 Mayıs 2009, Pazar

Albümü yapan çarşafım değil, benim!

31 Mayıs 2009

Niyeti İslam`ın terör dini olmadığını anlatmaktı hâlbuki, bütün dünyayı beş dilde barışa çağırmaktı.

Habibe, `White Peace` diye bir albüm yaptı, herkes ne dediğinden çok nasıl göründüğüne baktı. O, artık `Çarşaflı Habibe`ydi, `Albümü yapan çarşafım değil, benim.` diye haykırması nafileydi.

Şimdi üzerine yapıştırılan etiketleri temizlemeye çalışıyor, yine de ümitli: `Şekilciliği bırakıp hoşgörülü olabiliriz. Algıların değişeceğini düşünüyorum, karşılıklı oturup konuşabileceğimize inanıyorum.`

Habibe bir anda çıktı karşımıza. Bir haber dergisinin kapağını boydan boya kaplamıştı, çarşaflıydı, çarşafın üzerine kapüşonlu bir pelerin giymişti, içindeki `yaramaz çocuk`, gözlerinden dışarı fırlamıştı. `Yine ne olmuş?` dedik ilkin, `Kim ne yapmış?` Görünüşe göre, çarşaflı bir hanım albüm çıkarmış. Yorgunduk, off, tuhaflıklardan bunalmıştık. Çarşaf, açılım, elektronik müzik, dünya barışı, İslamî tekno… Biz epeydir hangi kelimenin ne anlama geldiğini karıştırır olmuştuk. Önce albümü dinledik, `Hımm!` dedik, `Müzikler çok güzel.` Habibe, kendi yazdığı sözleri okuyor müziğin üzerine, şarkı da söylemiyor üstelik… Sisi dumanı dağıtıp gerçeği görelim dedik, beş dilde, `Ben beyaz barışım.` diyen Habibe`yi dinledik.

Şu şekilciliği bıraksak artık

Habibe, annesi Medineli, babası Konyalı, 15 yaşına kadar Medine`de büyümüş, İstanbul`da İslamî ilimler eğitimi almış genç bir hanım. Suudi Arabistan`daki okul yıllarında en sevdiği ders müzikmiş, sonradan da iyi bir dinleyici olmuş, hepsi o kadar… Olağanüstü bir durum var mı buraya kadar, hayır! İstanbul`un herhangi bir semtinde kimseler onu bilmeden sıradan bir ömür sürüp gidebilirdi pekâlâ; ama öyle olmadı, `White Peace` diye bir albümle çıktı, herkesi şaşırttı. Peki, bu şaşkınlığı tahmin ediyor muydu, daha da önemlisi, ne kadar kaliteli bir esere imza atmış olursa olsun, sözün dönüp dolaşıp çarşafa takılacağını biliyor muydu? `Dikkat çekeceğimin farkındaydım.` diyor Habibe, `Ama benimle ilgili haberlerin `çarşafın tekno açılımı` şeklinde verileceği aklıma gelmedi. Bu bir çarşaf açılımı değil, barış açılımı. İşi çarşaf yapmamış ki ben yapmışım, çarşafın içindeki yapmış. İnsanlar güzel şeyler yapıyorsa lütfen bunları konuşalım. Saçı sakalı, eteği gömleği konuşmayalım.` Aslında, daha yolun başındayken ailesi, arkadaşları `Birçok söz işiteceksin, giyiminle uğraşacaklar, seni üzecekler.` diye uyarmış onu, hatta kimileri biraz daha ileri gidip `Sen çarşaflısın, bırak bu işleri, uslu uslu evinde otur.` bile demiş. İki tarafın da kalıpları olduğunu düşünen ve üzülmekle birlikte kimin ne dediğini pek de umursamayan Habibe, bütün kabuklar açılsın, açılsın, öz ortaya çıksın istiyor. `Hoşgörüsüz ve şekilciyiz. Bu insanın beyninde ne kadar değerli bir hazine vardır, ondan ne kadar şey öğrenebilirim diye düşünen yok. Çok acı bir şey, çok kayıp. Önyargı beslemek yerine bir zahmet tanışın birbirinizle, hor göreceğinize oturup konuşun.` Bazı kesimler albüm çıkar çıkmaz provokatör olarak yargılasa da Habibe`yi, o sevecenliğini muhafaza ediyor: `Bir hedefiniz, davanız varsa mutlaka mücadele vermelisiniz. İnanıyorum ki, bir zaman sonra bu algılar değişecek.` Nedir, Habibe`nin hedefi, davası, bunca zorluğu göze alarak albüm yapmasının sebebi nedir?

Her şey Irak`ın işgaliyle başladı

Üç yıl öncesine dönelim. Irak işgal altında, ölüm, işkence, tecavüz haberleri, fotoğrafları neredeyse sıradanlaşmış durumda. Habibe kabullenemiyor bir türlü, gece gündüz ağlıyor, uyuyamıyor, ellerini sıkmaktan avuç içleri yara oluyor. Bir şey yapmak istiyor, ne yapacağını bilmiyor, çaresizliğin dayanılmaz ağırlığı belini büküyor. `Canlı kalkan olayım, Bağdat`a gideyim.` diyor, babası izin vermiyor. Sonunda aklına işte o parlak fikir geliyor, `Bir müzik albümü yapayım, İslam`ın terör ve katliam dini olmadığını herkese anlatayım. Albüm benim sevdiğim müziklerden oluşsun; biraz new age, etnik, senfonik, biraz tekno… Her yerde çalınsın, herkes dinlesin. Müzik en kolay yol, en yumuşak dil.` Birkaç müzisyenle tanışmış o günlerde; ama ikna olmamış, kafasındaki müziği yapacak birini bulamamış. Neyse ki karşısına Taner Demiralp çıkmış. `Sultans of the Dance`, `Anadolu Ateşi` ve `Legends of Anatolia` gibi başarılı çalışmalara imza atan ve Kültür Bakanlığı tarafından `yılın müzisyeni` seçilen Demiralp ile çalıştığı için kendini talihli buluyor Habibe, `Bu eserde Taner Bey`in gönlü var.` diyor. Albüm çıktıktan sonra bazıları şöyle demiş: `Sen barışı savunuyorsun; ama İslam cihadı emrediyor. Bu nasıl iştir?` Habibe, önce Nisa Sûresi`nden örnek vermiş; `Onlar sizinle savaşmadıkça savaşmayın. Savaşırsanız da haddi aşmayın. Allah haddi aşanları sevmez.` Sonra gerçek cihadın ne olduğunu izah etmiş; `En büyük cihat insanın nefsiyle cihadıdır. İkincisi emri bil maruftur. İslam`ı anlatmak için müziği kullandım ben, severek kullandım. Dünyaya sesimi ancak bu şekilde duyurabilirdim.` Sesini duyurmayı neden bu kadar önemsiyor Habibe? Olup bitenler pek çok insanı üzüyor, öfkelendiriyor; ama gündemler çok çabuk değişiyor, kederler hafifliyor, hayat devam ediyor… `Üzüntünüzü unutmayın.` diyor Habibe, `Unuttuysanız demek ki gerçekten üzülmediniz.` Doğru söze ne denir? En iyisi sözü ona bırakalım: `Güzel ahlakı öğütleyen bir dinin mensubuyum. Nasıl olur da benim dinim terör dini gibi gösterilir, Müslümanlar nasıl hakarete uğrar? Neden susayım ki! Bir kişinin bile kafasında İslam barış dinidir fikri uyansın, kendimi kazançlı sayarım.` u.akagunduz@zaman.com.tr

***

Türkiye`de büyüseydim bu albümü yapamazdım

Habibe kendisini Türk kabul ediyor, bu toprakları ve insanlarını çok seviyor; `Kollarımı açıp herkesi sarabilsem.` diyor; ama bir yandan da, Arap kültürüyle yetişmiş olduğu için kendisini şanslı hissediyor. Medine`de şekilcilikten ve önyargılardan uzak büyümeseymiş bu albümü yapmaya cesaret edemezmiş. Zaten albümü Türkiye`de değil de Ortadoğu ya da Avrupa`da çıkarmakmış niyeti; ama olmamış. Şimdi dünyaya açılma çalışmaları devam ediyormuş. Henüz bir ay önce çıkan albümü ve kendi imajıyla ilgili oluşan algıları değiştirmenin kolay olmayacağını biliyor Habibe. En çok da albümün sanki sadece tekno müzikten oluşmuş gibi gösterilmesine içerliyor: `Ben tekno müzik yapmadım, dört beş farklı tarz var albümde. İlahi de var, İbranice bir opera da var. İsim takıldı silemiyorum.`

ZAMAN

İstanbul Sokakları’nda Balkan Müziği

31 Mayıs 2009

istanbul-sokaklarinda-balkan-muzigi

İstanbullular yarın, her an bir müzik grubuyla karşılaşarak, güzel bir sürpriz yaşayabilir. Yılın en uzun gününde; ‘Müzik Durakları’ adı altında düzenlenen şenlikte, toplu taşıma güzergahlarından müzik sesleri yükselecek.

İstanbul’u bir festival alanına çevirecek olan etkinlikte; şehir hatları vapurundan tramvaya, meydanlardan vapur iskelelerine kadar farklı mekanlarda 7 ayrı müzik grubu halkı şenlendirecek.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Müzik ve Opera Yönetmenliği’nin düzenlediği organizasyonda, “2010’a gider iken” adlı konser dizisinin ilk etkinliği olan “Müzik Durakları”nı, 21 Haziran Dünya Müzik Günü’nde gerçekleştiriyor.

Müzik Durakları” sokak konserlerine katılmak isteyenler, toplu taşıma araçlarını kullanarak konserleri takip edebilecek.Etkinlik; 21 Haziran cumartesi günü saat 17:30’da Kabataş Vapur İskelesi’nde Hariçten Gazelciler konseriyle başlayacak. Etkinlik daha sonra; İstanbul Metropolitan Band’in 18:15’te Taksim Meydanı Tramvay Durağı’ndaki ve sonrasında da tünel seferi yapan tramvaydaki konseriyle devam edecek. Tramvayın son durağı olan Taksim Tünel Meydanı’nda 19:15’te Cana Çankaya konseri olacak.

Anadolu yakasındakiler içinse; 19:00’da Kadıköy’deki Karaköy İskelesi’ndeki Muammer Ketencoğlu ve Balkan Yolculuğu Topluluğu konserinin ardından, 19:40’ta Kadıköy-Karaköy Şehir Hatları Vapuru’nda Dinar Bandosu’nu izleyebilecek.

İki yakanın dinleyicileri; 20:15’te Karaköy İskelesi’ndeki Aylak Martı konserinde buluşacak. Müzik Durakları’nın son durağı ise, 21:30’da Ayasofya Meydanı’ndaki Ahırkapı Roman Orkestrası konseri olacak.

Haber: Şebnem Evren

Sağlıkçılardan Müzik Ziyafeti

31 Mayıs 2009

Sağlıkçılardan Müzik Ziyafeti

Kartal`daki Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Türk Sanat Müziği Korosu, muhteşem bir konserle, aralarında Kartal protokolünün de bulunduğu konuklara unutulmaz bir gece yaşattı.

Kartal`daki Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Türk Sanat Müziği Korosu, muhteşem bir konserle, aralarında Kartal protokolünün de bulunduğu konuklara unutulmaz bir gece yaşattı. Konseri dinleyenler arasında; Kartal Kaymakamı Hasan Bağcı, kendisi de 30 yılı aşkın doktorluk yapmış olan Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yusuf Özertürk, İlçe Emniyet Müdürü Köksal Akın, İlçe Milli Eğitim Müdürü Eyüp Atasoy`un yanı sıra doktor, hemşire, eczacı ve sağlık ekiplerinden oluşan kalabalık bir davetli topluluğu vardı.

Başkan Altınok Öz anons edildiğinde, kendisi de sağlık mensubu olduğundan salonda büyük bir alkış aldı. Tamamını hastanedeki doktor, hemşire, eczacı ve diğer sağlık görevlilerinin oluşturduğu, şef Füsun Batum yönetiminde ve sunuculuğunu Emine Şanlı`nın yaptığı koro, segah ve hicaz makamındaki eserlerle gerek ilçe protokolü ve gerekse davetlilere doyumsuz bir müzik ziyafeti sundu. İki bölümden oluşan konserin segah şarkılardan oluşan birinci bölümünde koro ve solistler klasik eserlerin yanı sıra aralarında `İncecikten bir kar yağar, tozar elif elif diye; Dönülmez akşamın ufkundayız; Bir rüzgardır gelir geçer sanmıştım; Derman kar eylemez; Yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor bak, Kapat gözlerini kimse görmesin; Ben seni unutmak için sevmedim; Leyla bir özgecandır; Yemenimin uçları, çıkamam yokuşları; Açılır gonca gül yar` adlı eserleri seslendirdiler. Hicaz şarkıların yer aldığı ikinci bölümde de `Nasıl geçti habersiz; Ayrılık ateşten bir ok; Gülünce gözlerinin içi gülüyor; Yeşil gözlerinden muhabbet kaptım; Yüreğimde ince sızı (Çerkez kızı) ve Gönül penceresinden ansızın bakıp geçtin` adlı eserleri seslendirdiler. Konser, Dede Efendi`ye ait `Baharın zamanı geldi, İndim yarin bahçesine ve Şu karşıki dağda bir yeşil çadır` adlı üç köçekçeyle sona erdi. Konser bitiminde konuklar koroyu uzun süre alkışladılar.

Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, konserle ilgili düşüncelerini dile getirirken `Tek kelimeyle muhteşemdi. Meslekdaşlarım işlerinde olduğu gibi, bu gece kulaklarımıza da başarıyla hitap ettiler. Emeği geçen herkesi kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. Sağolsunlar, benim için unutulmaz bir geceydi, herkese sonsuz teşekkür ediyorum` dedi. Başkan, konser sonrası koro üyeleriyle tek tek tokalaşarak tebrik etti.

2009-05-31 Haber34 http://www.haber34.com

Fasıl pop müziği yendi

31 Mayıs 2009

Fasıl Popu yendi

Türk Sanat Müziği sanatçıları Beyaz Show`da reyting rekoru kırdı. Ahmet Özhan, Umut Akyürek, gibi isimlerin yer aldığı topluluk, Ajda Pekkan ve Hande Yener`in reytingini alt üst etti.

SON dönemde özel televizyonlarca rağbet görmeyen Türk Sanat Müziği, Beyaz Show`da reytingleri alt üst etti. Aralarında Ahmet Özhan, Umut Akyürek, Elif Güreşçi Çiftçioğlu ve Bekir Ünlüataer gibi isimlerin bulunduğu Türk Sanat Müziği sanatçıları, aynı programda daha önce yer alan Ajda Pekkan, Hande Yener, Göksel gibi popçuları açık ara geride bıraktı.

SANAT 28, POP 77`NCİ SIRADA

TÜRK Sanat Müziği temsilcilerinin yer aldığı yayının ardından, Beyaz Show eğitim ve gelir düzeyi yüksek seyircilerin yer aldığı AB grubunda 3.34`le reyting`le 4`ncü sırada yer aldı. `Total`deyse yayın 1.81 oranıyla 28`nci sırada yer aldı. Ajda Pekkan`ın yer aldığı Beyaz Show, AB izleyici grubunda 1.26 reyting oranıyla 32`nci sırada, totel`deyse 0.68 reyting`le 77`nci sırada yer bulabildi. Benzer şekilde, Hande Yener`li yayının total reyting oranı 1.3 oldu. Seda Saya`a, ise totel`de 1.6 reyting çıkmıştı. GÖKÇE SARICIKLI, EBRU BARAN

ÖZHAN: MEDYA KISIR DÖNGÜDE

BEYAZ Show`un ardından Ahmet Özhan, `Medyamız kısır döngüde. Sadece pop reyting yapıyor diyerek kendilerini şartlamışlar` dedi. Yapımcı Can Tanrıyar da, `Bu Ajda Pekkan`ın da tarih olduğunu gösteren bir sonuç oldu` diye konuştu.

Pekkan tarih oldu

`Reytingin sağlıklı ölçümünün önemi bu programla bir kez daha ortaya çıktı. Bu program aynı zamanda Ajda Pekkan`ın da tarih olduğunu gösteren bir sonuç doğurdu.`

Kalite izleniyer

`Kaliteli Türk Sanat Müziği programları kesinlikle izleniyor. Sololarımız daha fazla olsaydı eğer kesinlikle 2 kat daha fazla izlenirdi. Sanat müziğine çok büyük bir özlem var.`

2009-05-31 Star http://www.stargazete.com

Birtatlihuzur.com Haber Portalına Hoşgeldiniz !

31 Mayıs 2009
Birtatlıhuzur.com'a Tekrar Merhaba

Uzun bir aradan sonra yine sizlerle olmanın mutluluğu içerisindeyiz.

Sitemize üye olup haber ve etkinliklerinizi gönderebilir, üyelerimizle etkin iletişime geçebilir, çeşitli yorum ve

isteklerde bulunabilirsiniz.

Saygılarımızla…

Kürşat Şahin

Birtatlıhuzur.com Direktörü

Birtatlıhuzur.com’a Tekrar Merhaba